Bursa'nın Kurtuluşu

  • Bursa, her yıl 11 Eylül günü 2 yıl 2 ay 2 gün süren Yunan işgalinden kurtuluşunu kutlar.
  • Bursa, 1. Dünya Savaşı sonrasında 8 Temmuz 1920'de Yunanlılar tarafından işgal edilmişti. 11 Eylül 1922'ye kadar esaret altında kaldı.
  • Bursa'nın işgali üzerine TBMM'de Başkalık Kürsüsü'ne siyah bir şal örtülmüş ve işgalden kurtulana kadar kaldırılmamıştır.
  • Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın kazanılmasından sonra Türk kuvvetleri 10 Eylül 1920'de Bursa üzerine yürüyüşe geçmiş ve 11 Eylül günü 48. Süvari Alayı 3. Bölük Komutanı Şükrü Naili (Gökberk) Bey, Bursa Belediyesi Binası’na Türk bayrağını dikmiştir.
  • Bursa Oynar Güvercini yetiştiren  Bursalılar, Bursa'nın kurtuluşunu besledikleri tüm beyaz güvercinleri uçurarak kutlamışlardı.
  • Bursa'nın Kurtuluşu günümüzde;  Atatürk Anıtı önünde yapılan kılıç-kalkan ekibi dansları, mehter takımının gösterisi, Bursaspor futbolcularının ve özel köstümlü Harley Davidson motorcuların da katıldığı geçit töreni, Şükrü Bey'in Çekirge- Dobruca yolundaki şehitlikte yer alan mezarının ziyareti, Büyükşehir Belediye Bandosu'nın konseri, Muharip Gaziler Derneği'nin temsili olarak şehre girerek tarihi büyükşehir belediye binasına bayrak çekmeleri gibi gösteri ve törenlerle kutlanır. Gün boyunca Tophane Parkı'ndan top atılır.

 

Bursa'nın İşgali Hakkında

 

Bu işgalin Millî Mücadele’nin başşehri Ankara’ya olan yansıması çok farklı oldu. Konu hemen Meclis gündemine geldi ve müzakere edildi. Kürsüye gelen Burdur Milletvekili İsmail Suphi Bey, Yunanlıların işgal ettiği Anadolu topraklarında yaptığı zulümleri bir bir anlattı. Konuşmasında, Yunanlıların Bursa Ulu camii’ni bombalarla tahribe yeltendiklerini, Yunanlı subayların yedi asır evvel Osmanlı Sultanı Orhan Bey’le evlenen Rum kızı (Horofira, yani) Nilüfer Sultan’ın kabrine giderek, “Vaktiyle sen bir Türk’e vardın” demek suretiyle kabri tekmelediklerini ve tahrip ettiklerini anlattı.

Bu sırada milletvekillerinin kendilerini tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağladıkları görüldü. Meclis tutanaklarına da yansıdığı gibi Meclis’te gözyaşları sel olup aktı. (TBMM Zabıt Ceridesi, C. II, s. 227.)

Yorum Yaz